2004 - 2003 - 2002 dogum tarihli çocuklarimizin kayitlari devam etmektedir.,   Balakgazi Anaokulu 2007- 2008 egitim döneminde açiliyor,   Web sitemiz yayin hayatina baslamistir.,  
 

  Anne Baba Eğitimi

 
 

 
 

  Sosyal Aktiviteler

 
 

 
 

Okulda Bir Günüm

 
 

 
 

  Beslenme Sağlık

 
 

 
 

  Yemek Listesi

 
 

 
 

   Sorun Söyleyelim

 
 

 
     

ANNE BABA EĞİTİMİ

 

ANNE-BABA-ÇOCUK ILISKISI

 

 

            Anne –babalarin çocuklari için yasam boyu önemli bir etkiye sahip olduklari bilinmektedir. Anne-çocuk arasindaki iliski kadar baba çocuk arasindaki iliski de büyük bir öneme sahiptir. Bebek dünyaya geldikten sonra hem anne hem de baba ile kurulacak saglikli bir baglanma ve iliski ile çocuklar daha mutlu olurlar. Babalarin çocuklari ile oynamalari, konusmalari onlarin beslenme, temizlik gibi gereksinimlerini karsilamalari önemlidir. Babalar çocuklari ile bu tarzda bir iliski kurduklarinda basarili bir iliskinin de temelleri atilmis olur. Bu arada anne-baba arasindaki iliskinin, anne-baba arasindaki iliskiyi etkiledigi de unutulmamalidir. Anne-baba arasindaki iliski saglikli ise dogal olarak bu iliski çocugu olumlu yönde etkiler.

            Sicak ve destekleyici bir ortam yaratan anne-babalar çocuklarina kardesleriyle ve ebeveynleriyle daha doyurucu iliskiler kurmalari için cesaret verirler. Açik ve etkili iletisimin oldugu bir aile ortamindan çocuklar olumlu yönde etkilenirler. etkili iletisimin kuruldugu ailelerde, aile bireyleri birbirleri ile duygularini paylasir, birbirlerine zaman ayirir, birbirlerine deger verir ve birbirlerini oldugu gibi kabul ederler. Bireyler birbirlerine duygularini, destekleyici ve sevgi dolu bir yolla iletirler. Böyle bir ortamda da anne-baba-çocuk arasindaki iliski etkili olur.

            Ebeveynler çocuklari ile olan iliskilerinde öncelikle onlarin hangi bakis açilari ile yasama baktiklari, dünyayi anlamlandirdiklarini bilmelidirler. Çocugun dünyaya bakis açisini kesfedebilmek, öncelikle onu dinlemeyi gerektirir. Çocugun gözü ile dünyayi görebilmek, kulaklariyla duyabilmek önemlidir. Bunu yapabilmek için de anne-babalarin empatik iletisim içinde olmalari gerekir. Empatik iletisimde bireyin kendisini karsisindaki kisinin yerine koymasi, onu anlamasi ve geri bildirim vermesi söz konusudur. Empatik dinlemede kisiyi anlama birinci plânda yer alir. Çocukla kurulacak empatik iletisimde en önemli nokta fiziksel yakinliktir. Çocuklarin küçük yaslarda bir bacaklar dünyasinda” yasadiklari unutulmamalidir. Çocuklarla konusurken diz çökerek ya da çocugu kucaga alarak fiziksel yakinligi saglamak çocukla kurulacak iletisimde etkili olur.

            Çocuklarla kurulacak saglikli bir iliski de, çocugun gelisim dönemi özelliklerini bilmek gerekir. Çocuk büyürken farkli gelisim özellikleri gösterir, bu da çocukla kurulan iletisimi etkiler. Eger anne-babalar çocuklarinin gelisim dönemi özelliklerini bilirlerse çocuklarinin yaptiklari davranislari degerlendirme ve onlarla saglikli bir iletisim kurmada basarili olabilirler. Örnegin, üç yasinda bir çocuk oyuncagini arkadasi ile paylasmak istemeyebilir. Anne-babalar çocuklarinin oyuncagini paylasmamasindan rahatsizlik duyarlar. Oysa bu yasta olan çocuklarda oyuncagini paylasma gelisim dönemi özelligidir. Gelisim dönemi özelliklerini bilmenin yani sira ,anne-babalarin çocuklarini olduklari gibi kabul etmeleri de önemlidir. Ebeveynler, çocuklarinin kendilerinin küçük bir modelleri olmadiklari, kendilerine özgü bir birey olduklari gerçeginden hareket etmelidirler. Dertlerini anlatmak isteyen çocuga bir otorite olarak yaklasmak yerine , insan olarak yaklasmak, onun duylarini algilamaya çalismak, verilmesi gereken yanitlar yerine dürüst yanitlar vermek çocukla kurulacak iyi bir iliski için oldukça önemlidir.

            Anne-babalar çocuklari ile iliskilerinde çogunlukla sen iletilerini kullanirlar. Oysa, ben iletilerini kullanmak daha etkili olur. Ben iletilerini hem çocugun anne-baba tarafindan kabul edilmeyen davranislari degistirmelerinde daha etkili hem de anne-baba çocuk iliskisi için daha sagliklidir. Sen iletileri suçlayicidir, mesaji alan kisi de düsük benlik saygisi olusur. “Gürültü yapiyorsun, yaramazlik yapiyorsun” gibi sen iletileri yerine” kasikla bardaga vurdugunda basim agriyor” gibi ben iletileri göndermek davranislarini degistirmede sorumlulugu çocuga verir ve daha etkili olur.

            Gordon (1996)’a göre, çocuklarla kurulan iliskilerde bazi iletisim engelleri vardir. Bunlar; emir vermek, yönlendirmek, uyarmak, göz dagi vermek, ahlâk dersi vermek, ögüt vermek çözüm ve öneri getirmek, ögretmek, nutuk çekmek, yargilamak, elestirmek, suçlamak, ayni düsüncede olmamak, övmek, ayni düsüncede olmak, ad takmak, alay etmek, yorumlamak, analiz etmek, tani koymak, güven vermek desteklemek, avutmak, duygularini paylasmak, soru sormak sinamak sorgulamak, sözünden dönmek, oyalamak, sakaci davranmak, konuyu saptirmaktir.

            Belirtilen bu iletisim engelleri kullanildigi zaman, çocuklar kendilerini degersiz hisseder, savunucu bir iletisime girebilirler. Oysa, empatik bir iliski içinde olmak, çocuklarin duygularini anlamak, sen iletileri yerine ben iletileri kullanmak çocuklarla anne –babalari arasinda saglikli iliskilerin kurulmasinda etkili olacaktir.

 

 

DAHA ETKILI ANNE- BABA OLABILMEK

 

            Çocuk ve Ergen Psikyatrisine basvuran anne babalarin ögrenmek istedikleri konulardan biri, çocuklarin ruhsal gelisimi ile ilgili nasil daha etkili olabilecekleridir. Çocuklarin yetistirilmesinde neler yapabilecekleri, kendilerini nasil yetistirebileceklerini sormaktadirlar. Her anne baba kendine güvenen, sorunlarini çözebilen, kendine ve baskalarina saygili, hak etmeyen hakkini yedirmeyen, kendiyle barisik, sorumluluk duygusu gelismis, atilgan çocuklar yetistirmek istemektedirler. Bu bir sonuçtur. Bu sonuca rastlanti ile degil, anne babalarin belirli davranislari ile ulasmaktadirlar. Baska bir deyisle çocuklar içinde yasadiklari iletisim ortaminda (aile) biçimlenmektedir.

            Bu konu açisinda ele alindiginda tüm anne babalar iyi niyetlidir. Ancak istenen sonuca ulasabilmek için iyi niyet yetmemektedir. O sonuca giden yolu bulmak ve temel taslarini bilmek gerekmektedir. Bu ise etkili bir iletisimle olmaktadir. Bu konuda anne baba tutumlarina baktigimizda anne babalarin binlerce yildir enerjilerini, çocuklarinin yanlislarini, o yanlisi yaptiklari anda düzeltmeye, onlari degistirmeye harcadiklarini görmektedirler. Neden binlerce yildir bu böyle sürüp gitmektedir? Çünkü baska bir yol bilinmemektedir. Anne babaligimizi, kendi anne babamizin anne babaligindan farkinda olmadan edindigimiz bir bakis açisi ile yapiyoruz. Bu ögrenilmis belirli bakis açisi, gözümüze taktigimiz psikolojik bir gözlüktür. Olaylari onun araciligiyla algilar, yorumlar ve davraniriz. Akvaryumdaki baliklarin, davranislarini sinirlayan cam oldugunun farkinda olmamalari gibi biz de davranislarimizi yönlendirenin bu sabit bakis açimiz oldugunun farkinda degiliz.

            Her çocuk birbirine zit iki gereksinimle dogar. Ilki digerlerinden ayri bir birey olma ve güçlü olma, ikincisi ise ait olmadir. Çocuk küçükten onun gözünde anne babasinin çok büyük bir psikolojik boyutu vardir. Çocuk büyüdükçe ve beceriler kazandikça, kendi psikolojik boyutunu büyültmeye baslar. Bilinçli anne baba farkindadir ve çocugun artilarini kabul edip kendini geri çeker. Çocuk birey oldugunu bagimsiz davranislariyla gösterir. Bir,üç, alti yaslar bagimsiz davranislarin öne çiktigi ‘’ben’’denilen yaslardir. Çocugun ‘’ben’’dedigi yaslarda anne baba ‘’biz’’e model olabilse, çocuk da olgunlasip ‘’biz’e ulasa bilir. Bu hepimizin istedigi çocuk tipidir. Ancak çok az insan ‘’biz’’bilincine ulasabilmektedir. Neden? Kisiligimizin üç benlik durumu vardir, Anne baba benlik durumu ve çocuk Benlik durumu. Anne baba benlik durumunda kurallar vardir ve koruyucu yada elestirici anne babayi yansitir. Yetiskin benlik durumunda gerçekler vardir. Çocuk benlik durumu ise duyularin agir bastigi bir benlik durumudur, dogal çocuk ve asi ya da uyarlamis çocuk bulunur. Bir insan baska biriyle konusurken kendi benlik durumlarinin birinde, karsisindakinin benlik durumlarindan birine dogru konusur. Burada bekledigimiz ya da ögrenilmesini istedigimiz iletisimdeki iki kisinin yetiskin benlik durumlarini kullanmalaridir. Insanlar iletisimde etkili olan o sabit bakis açisi degisiklik yapilmadan davranista yapilan degisiklikler yüzeysel ve kisa süreli olmalidir.

            Anne babalarin hangi bilinçte oldugu çocuklari ile çatisma durumunda kendini açiga vurmaktadir. Bir çatisma durumunda kisiler çatisma çözme yöntemlerini kullanmaktadirlar. Bunlarin ilk ikisi: kaza- kaybet yöntemi ve baskici yöntemdir. Kazar kaybet yönteminde büyükler, çocukla aralarinda bir çatisma çikinca ya da ondan bir davranisi degistirmek, ona bir davranisi kazandirmak için ödül ve cezaya basvururlar. Baskici yöntemde ise anne baba güç kullanarak çatismayi kazanir, çocuklar kaybederler ve mutsuz olurlar.          

 

 

ÇOCUKLARLA NASIL BIR ILETISIM?

 

 

         Çocuk yetistirme biçim ve yöntemleri bireyin gelisiminde önemli bir rol oynamaktadir. Degisen yasam kosullari, kusaklar arasindaki fark, bir önceki kusaktan ögrenilen bilgiler, yasanan kültür ve sosyo-ekonomik düzey anne-babanin çocuk yetistirme biçim ve yöntemlerini etkileyen faktörlerden birkaçidir. Tüm bunlar anne-babalarin çocuklarin gelisimleri için uygun ortamlari hazirlanmasinda etki eder. Tüm bu etkilere ragmen, ilk bebeklik döneminden baslayarak, çocuk aile içinde sevildigini, kabul gördügünü ve güven duygusunu hissedebilecegi ortamlara ihtiyaç duyar. bu uygun ortamlari olusturan etmenlerden biri de kullanilan dildir, yani iletisim yollaridir. Bu yazinin da temelini olusturan iletisim yollari ikiye ayrilir. Etkili iletisim yollari ve etkisiz iletisim yollari. Etkili iletisim yollari ile yetisen çocuklar, aile içinde anlasildigini ve kabul gördügünü hissederek daha özerk, kendine güvenli bireyler olarak yetisirler. Aile ortami ayrica bir ögrenme ortamidir. Çocuk anne-babasindan ögrendigi iletisim yollarini hem kendi anne-babasiyla hem de aile disinda kullanacagi için gelisimini daha saglikli tamamlayacaktir. Etkili olmayan iletisimin kullanildigi aile ortamlarinda, çocuk aile içinde kabul görmedigini ve anlasilmadigini hissedecegi için bu duygulari ev disinda arayacaktir. Böylece, uygun olmayan arkadas gruplarina yönelecek veya uyum sorunlari yasayacaktir. 

            Çocuklarla etkili iletisim nasil olmalidir? Bu sorunun yanitina geçmeden önce, etkisiz iletisim yollarinin neler oldugunun açiklanmasi gerekmektedir. Üzerinde durulmasi gereken diger bir önemli nokta ise, iletisimde sadece sözsel iletisim degil, sözsel olmayan iletisimin de önemli oldugudur. Anne-babanin yüz ifadesi, bakislari, durusu, ses tonu bunlara birkaç örnektir. Örnegin, birçok anne-babanin kizginliklarini, özellikle kalabalik ortamlarda, bakislariyla ifade ederler ya da yönlendirirler. Birçok insan böyle bakislarla karsilasmistir. Anne-babalar sadece sözsel ifadelerine degil, sözel olmayan ifadelerine de dikkat etmelidirler. Etkisiz iletisim yollari diger bir deyisle iletisim engelleri ve etkileri sunlardir.

1-Emir vermek, yönlendirmek bu iletilerle çocugumuza dogrudan anne-babanin duygu ve düsünceleriyle davranmasi iletilir. “Hemen o yemegi bitir!” “telefonda konustugun yeter artik”, “Git ders çalis!” gibi.

2-Uyarmak, Göz dagi vermek

            Bu iletilerle çocuk korkmus ve sindirilmis olacaktir.”eger evin içinde top oynamaya devam edersen, o topu keserim.”, “Ödevlerini bitirmezsen disari birakmam seni” gibi.

3-Ahlâk dersi vermek

Ahlâk dersi içeren iletiler, çocuga otoritenin ve zorunluluklarin gücünü ve dogrunun ne oldugunu göstermektir. “o diziyi seyretmemelisin “, “ bütün dogru insanlar böyle davranir.”gibi.

4-Ögüt vermek, Çözüm ve Öneri Getirmek

Çocuga bagimli olmasi gerektigi, kendisinin bir sey yapamayacagi, kendisinin kararlar alamayacagi ve distan denetimli olmalari gerektigi iletilmektedir. Çocugun ne hissettigi, ne düsündügü ve ne istedigini anlamadan çözüm önerileri getirildiginde, çocuk anlasilmadigini hissedecektir.” Neden gidip arkadaslarinla oynamiyorsun?”, “Elbiselerini yerine koyamaz misin?” gibi.

5-Ögretmek, Nutuk çekmek, mantikli düsünceler önermek zaman zaman bu iletiler çocugun herhangi bir sorun yasamadigi durumlarda kullanildiginda sorun yaratmayabilir. Dikis dikmeyi ögretmek, ödevlerinde yardimci olmak gibi. Ama herhangi bir sorun durumunda bu iletiler çocukta yetersizlik duygusu, söylenenlere cevap vermeme, küsme ya da sunulan mantikli düsünceleri çürütmek için çabalamaya neden olur.

“ben senin yasindayken…”, “Kitaplar firlatilip atilmak için degil okunmak içindir” gibi.

6-Yargilamak, Elestirmek, Suçlamak, Ayni düsüncede olmamak

            Olumsuz degerlendirmeler içeren bu iletiler, çocugu en çok etkileyen mesajlari içerir. Çocuk degersiz oldugunu hisseder.” Sen zaten hep böyle yaparsin”, “sapsal”, “bir seyi beceremez misin?” “Sen adam olacaksin da ben görecegim”, “kötü çocuklar gibi davranma” gibi.

7-Övmek, ayni düsüncede olmak , olumlu degerlendirmeler yapmak

Bu iletiler günlük yasamda oldukça sik kullanilir. Bir anlamda moral vermek gibi görünür. Çocugun bir sorunu olmadiginda ya da sorun yaratan bir durum olmadigi sürece yararli da olabilir. Ama herhangi bir sorun durumunda, asil soruna inilmedigi için kizginlik ya da anlasilmamislik hissettirirler . örnegin, çocuk ödevini yapamadiginda” sen akilli çocuksun , yapabilirsin.” Ya da “sen bunu yapacak kapasitedesin” gibi.

8-Ad takmak, Alay Etmek

            Çocuklarin benlik imajlarini olumsuz etkiler. “bebek gibi aglama”, “hadi ya”, , “Havuç” gibi.

9-Yorumlamak, Analiz Etmek, Tani koymak

            Bu iletilerle çocuga ben seni senden daha iyi tanirim iletisi verilir. “çaba göstermedigin için derslerin zayif.” Aslinda sen öyle demek istemiyorsun.” Gibi

10-Soru sormak, sinamak, çapraz sorgulama sorgulamak çocukta güvenilmedigi hissi doguracaktir. Ayrica sorularla çocuk anne-babasinin sorunu çözecegi ya da anne-babasinin endiselendigi hissine kapilabilir. “ ne yaptiginin farkinda misin?” Bunu sana kim ögretti?”, “neden? Kim? Sen ne dedin? Nasil?” gibi.

            Yukarida sayilan iletisim engelleri çocugun anlasilmadigini, kabul görmedigini, anne-babaya bagimli bir kisilik yetismesi gerektigini iletirler. Etkili iletisim yollarinin kullanildigi ev ortaminda ise, çocuk kabul gördügünü, her durumda anne-babasina danisabilecegini ve yardim isteyecegini, özerk bir kisiliginin oldugunu hissederek büyür. Böylece, özsaygisi yüksek, akademik yönden basarili, çevresiyle daha uyumlu, zararli aliskanliklardan uzak ve daha olumlu arkadasliklar kuran bireyler olacaklardir.

            Etkili iletisim yollari nelerdir? Etkili iletisim yöntemlerinden biri edilgen dinlemedir. Edilgen dinleme, çocuk konusurken, sik sik soru sormadan ve yorum yapmadan onu dinlemektir. Anne-baba kendi görüslerini iletmek yerine onay tepkilerini (kafasini öne dogru egerek “hi, hi”, dogru cümlelerdeki önemli kelimeleri tekrar etmek) kullanarak tamamen susmadan, göz temasi kurarak çocugun konusmaya tesvik edilmesidir. Bu yöntemle, çocuk dinlenildigini, duygu ve düsüncelerinin önemli oldugunu, verecegi karara güvenildigi iletisini alacaktir.

            Diger bir yöntem konusmaya özendirmektir. Çocugun duygu ve düsüncelerini ifade etmekte zorlandigi durumlarda, konusmaya davet etmek için özendirici sorular sorarak konusmak için davettir. Düsüncelerin ilgimi çekiyor. “bugün üzgün görünüyorsun, konusmak ister misin?”, bu konudaki duygu ve düsüncelerini merak ediyorum.” Gibi cümleler çocuga saygi duyuldugu iletisini göndererek konusmaya tesvik eder. Bu sözler kullanilmaya baslandigi ilk zamanlarda çocuklar alisik olmadiklari bir durumla karsilasacaklari için olumlu tepkiler vermeyebilirler. Ama denendikçe, zamanla çocuklarin tepkileri olumlu olmaya baslayacaktir.

Önemli diger bir yöntem ise etkin dinlemedir. Etkin dinleme, dinleyen kisinin anlatilanlari karsi tarafa tipki bir ayna gibi yansitmasidir. Edilgin dinlemeden farki, konusan kisinin dogru anlasildigi ve isitildigini karsi tarafa iletmesidir. Yani konusan kisinin duygularinin anlasildiginin ifade edilmesidir. Böylece çocuk hem kendisini ifade etmis olacak hem de sorunlarina çözüm yolu bulacaktir. Buraya kadar anlatilanlari bir örnekle açiklayalim:

            Çocuk. Bu aksam yemek yemeyecegim.

            Baba: haydi hemen gel, senin yasindaki çocuklar günde üç ögün yemek yemeli (Emir vermek, inandirmaya çalismak)

            Çocuk: Ögle yemeginde çok yedim.

            Baba: yine de masaya gel, ne yedigimizi gör.( öneri getirmek)

            Çocuk: Hiçbir sey yemeyecegim.

            Baba: Bu aksam senin neyin var?(Sorgulamak)

            Çocuk: Bir seyim yok.

            Baba: Öyleyse masaya gel. (Emir vermek)

            Çocuk: Aç degilim. Masaya da gelmeyecegim. (Dönmezer 1999)

Burada baba iletisim engellerini kullandigi için,

çocugun sorunu çözülememistir. ayni durum etkin dinleme yöntemi ile çözülebilmektedir.

            Çocuk: yemek yemek istemiyorum.

            Baba: Bu aksam canin yemek istemiyor mu?

            Çocuk: Evet, midem de bir dügüm var sanki.

            Baba: bugün gerginsin galiba?

            Çocuk: Gergin degilim, çok korktum.

            Baba: Bir seyden korkmussun.

            Çocuk: Evet bugün Hakan, aradi ve konusmak istedigini söyledi. Çok ciddiydi. Her zamanki gibi degildi.

            Baba: Bir sey oldugunu mu düsünüyorsun?

            Çocuk: Ayrilmak istemesinden korkuyorum.

            Baba: bu seni çok üzer.(Dönmezer,1999)

            Yukaridaki örnekte oldugu gibi temel sorun ortaya çikmistir. Genellikle çocuklar iletilerini örtük olarak verdikleri için, etkin dinleme, sorunun ortaya çikmasina ve çocuklarin kendi sorunlarini daha iyi kavramalarina yardimci olacaktir.

            Buraya kadar olan bölümde çocugun bir sorunu oldugunda anne-babalarin nasil iletisim kuracaklari konusuna deginilmistir. Bir çok anne-babada da su düsünceler olabilir.

” Ne söylesem ne yapsam çocugum anlamiyor”, Bu çocuk yüzünden artik çileden çikiyorum” gibi. Anne-babalarin anlasilmadiklarini hissettikleri durumlarda ya da anne-babanin sorun olarak gördügü ancak çocuk için sorun olmayan durumlarda ne yapmalidirlar? Burada kullanilmasi gereken etkili iletisim yolu ben- iletileri’’dir.Ben iletileri var olan sorunu çözmek için degil, anne babanin duygu ve düsüncelerini iletmek için kullanabilecek bir yöntemdir.Böylece çocuk ortada bir sorun oldugunu ve bu durumun anne- babasini rahatsiz ettigini anlayacaktir.

            Günlük yasantida kullanilan dile bakildiginda genellikle,’’Yapma sunu ‘’Neden böyle yapmiyorsun?’’,Bunu yapmamalisin ‘’Çocuk gibi davraniyorsun’’Bu iletiler sen- iletileridir ve iletisim engellerinin etkisiyle aynidir. Burada çocuk anne- babasinin iletilerini anlamayacak, Sen iletilerine benzer iletiler gönderecek ya da sorunu anlayamadigi için davranislarina devam edecektir. Bu durum bir örnekle açiklanirsa, çocuk oturma odasinda top oynamakta anne vazonun düsüp kirilmasindan korkmakta. Sen iletileriyle annenin tepkisi; Burada top oynama ‘’ ya da’’ O vazo bir kirilsin ben sana gösteririm’’olabilir. Ben iletisinde ise anne o rahatsiz eden yönüyle durumu anlatmaktadir.

 

 

Davranis                                                      Somut Etki                                           Duygu

Ayse oturma odasinda top oynuyor.          Vazoyu kiracak diye                           korkuyorum

 

 

 Burada önemli olan davranisi, somut etkiyi ve duygu iletmektedir. Kisaca, Ayse oturma odasinda top oynadiginda vazoyu kiracaksin diye korkuyorum. Daha basit bir formüle indirgediginde önce davranis, sonra duygu ve ardindan somut etki bilinmektedir.

 

 

DARANIS                                                    DUYGU                            SOMUT ETKI 

----------------                                               -----------------                           çünkü

Yaptiginda                                                      hissediyorum                  ---------------------

Söylediginde

Davrandiginda

 

 

‘’ zerinde kabanini almadigin zaman hastalanacaksin diye endiseleniyorum.  ya da ‘’ Üzerine  kabanini almadigin için endiseleniyorum. çünkü üsütebilirsin

            Ben iletileri ögrenilmesi en kolay etkili iletisim yollarindan biridir. Anne- babalar bu  tür iletilerin çocuklarda hemen bir davranis degisikligine yol açmayacagini unutmamalidirlar. Çünkü ben- iletileri anne-babanin duygu ve düsüncelerini uygun dille ifade etmeleri saglayacaktir. Bu dil sayesinde problem durumlarin ve çatismalarin hemen ortadan kalkacagi anlasilmamalidir. Çünkü bu gibi durumlar her zaman olacaktir. Ben -iletileri ve etkili iletisim becerileriyle çatisma ve sorunlar daha kola bir sekilde çözülecektir.

            Sonuç olarak bu yazida anne- babalarin çocuklariyla olan iletisimde nelere dikkat etmeleri gerektigi üzerinde kisaca durulmustur.Çok derin ve uygulayarak ögrenilmesi gereken bu becerilere ana basliklariyla deginilmeye çalisilmistir.Anne- babalarin var olan iletisim yollarini degistirmeleri ve uygulamalari zor gibi görünüyorsa da bu beceriler deneyerek gelismek ve anne- baba arasinda daha sicak iliskilerin dogmasina neden olmaktadir.Ilk denemelerde yapay ve çocuklar için alisilmadik gelebilir Fakat zamanla çocuklarla iletisimin degistigini ve sorunlarin daha olumlu bir sekilde çözüldügü görülecektir.

            Tüm bunlara ek olarak anne-babalarin dikkat etmesi gereken diger önemli bir konu da, esler arasindaki iletisim, uyum ve problem çözme yöntemlerinin çocuklari etkiledigidir. Bu neden sadece çocuklarla degil eslerde kendi aralarinda etkili iletisim yollarini kullanmalidirlar. Böylelikle hem kendi aralarinda uyum hem de aile ortaminda uyum ve rahati saglayacaklardir. Unutulmamalidir ki çocuklarin saglikli ve mutlu olmalar aile ortamina baglidir.

            Etkili iletisim becerileri hakkinda daha fazla bilgi almak ve becerileri gelistirmek isteyen anne- babalar, bu konuda yazilmis olan kitaplardan faydalanabilir. Ayrica, bu konuda açilan kurslar, okullarda bulunan Psikolojik Danisma ve Rehberlik servislerine, Arastirma Merkezlerine, üniversitelerin çocuk ve ergen psikiyatri kliniklerin, özel merkezlere veya sivil toplum örgütlerine (Türk Psikolojik Danisma ve Rehberlik Dernegi, Türk Psikologlar Dernegi AÇEVgibi) basvurular yapilabilir.    

                                

           

<BGSOUND src="cilek.mid" loop=infinite>